Patent Tescil Hizmetleri

Patent Tescil

Patent Tescil

Sınai ve Fikri haklar söz konusu olduğunda, en çok kullanılan diğer bir kelime “Patent” olabilir.
Fikirlerin, sloganların, jest ve mimiklerin dahi patentini almak mümkündür.

Tüm bunların ötesinde her şeyin patentinin alınması da mümkün değildir, bazen gereklilik de yoktur.
Ekspres Patent sizlere Patent Tescil konusunda da yardımcı, yol gösterici, sizi destekleyici hizmet sunarak yoluna devam etmektedir.

Patentle ilgili diğer bir yanılgı da patent konusu yapılacak “buluşun” mutlakla dünyayı yerinden oynatacak derecede büyük bir buluş olması gerektiğidir.
Patentlenecek ürünler söz konusu olduğunda akla sinema makinesi, sıtma ilacı, telefon, telgraf, televizyon, radyo, jet motoru vs. gibi dünyayı değiştirmiş buluşlar düşünülmektedir.
Oysa patent konusu buluşun dünyayı yerinden oynatması gerekmediği gibi usuller üzerinde de patent almak mümkündür.

Ceset mumyalama yönteminden vidaya, ataçtan yeni çimento hazırlama yöntemine kadar önemli önemsiz her tür yenilik barındıran ve patent verilme şartını karşılayan ürün ve usule patent verilmesi mümkündür.
Patent, basit bir sözsüz anlaşmaya dayanmaktadır. Patent sisteminin etkin olmadığı yahut uygulanmadığı dönemlerde (1995 öncesi Türkiye) yapılan buluşlar ticari sır kavramı ve haksız rekabet hükümlerine göre korunmakta idi. Sözsüz anlaşmadan kastedilen şudur:
Buluşu yapan (genel anlamda yeniliği yapan), devletten koruma talep etmektedir.

Korumayı vaad eden devlet ise koruma karşılığında neyi koruması gerektiğinin açıklanmasını şart koşmaktadır.
Şu halde patentin ana mantığı ortaya konulan yeniliğin ifşa edilmesi ve bunun karşısında koruma kalkanının edinilmesidir.
Devlet içeriği belli olmayan, yeterince açık olmayan bir patenti korumayacaktır. Bunun yanı sıra korumanın sağlanabilmesi için korunması talep edilen buluşun gerçekten yeni ve tekniğin bilinen durumunu aşması aynı zamanda sanayie uygulanabilir nitelikte olmasıdır.
Devletin koruma vaadinin gerçekleşmesi ile patent korumasına kavuşan ürün veya usul münhasıran patent hakkı sahibine ait olmaktadır. Devlet koruma vaadinin içine hukuki ve cezai yaptırımları katmış ve patent hakkının ihlal edilmesi hem tazminat gerektiren bir fiil hem de ceza gerektiren bir suç haline gelmiştir.
Rumi 10 Mart 1296, Hicri 1297 tarihinde kabul edilmiş bulunan İhtira Beratı Nizamnamesinde gayet veciz bir şekilde patent hakkı ihlalinin cezayı gerektirdiği şu şekilde ifade edilmektedir.
“Madde 43 – Her kim aharın ihtiraı olan beratlı bir şeyi imal veya beratın mebni aleyhi olan vesaiti istimal ile berat sahibinin hukukunu ihlal eyler ise taklit cünhasıyla müttehem olur ve bu cünha ile mahkum olanlardan beş Osmanlı altından yüz altına kadar cezayı nakdi alınır.” Nizamnamenin çıktığı 1879 yılında ilk kez tedavüle çıkarılan ve Osmanlı Altını adını alan para biriminin 100 Kuruşa denk geldiği düşünülürse 500 kuruşluk bir cezanın fazla caydırıcı olmadığı görülecektir.
1879 dan bugüne pek çok değişmiş ancak patent haklarının korunması için düzenleme yapılması için 1995 yılına kadar beklenmiştir. 1995 yılına kadar Osmanlı İmparatorluğundan kalan bu nizamname yürürlükte kalmaya devam etmiştir.
Bugünkü mevzuatımız dünya ile hemen hemen aynı prensiplere göre düzenlenmiş ve Türkiye’nin ihtiyaçlarına cevap verilebilmesi amacıyla hazırlanmıştır.
Bazı hususlarda Türkiye’nin gösterdiği gelişimi aşan düzenlemeler yapılmış olsa da Patent haklarının korunmasına ilişkin mevzuatımızın yeterince çağdaş olduğu söylenebilir.
Ekspres Patent olarak dosyanız uzman mühendislerimiz tarafından hazırlanır ve başvuruya uygun hale getirilir.